Bizi Takip Edin!

Bağırsak Florasının Dengesini Düzenleyen ve Bozan Etkenler Nelerdir?

Bağırsak-Florası

Vücudumuzda hücre sayısından çok bakteri bulunmaktadır. Bu bakterilerin büyük bir kısmı ise bağırsaklarımızda yer almaktadır. Bağırsaklarımızda bulunan bakteri topluluğuna mikrobiyota denmektedir. Bu bakterilerin dost, zararlı ve nötr türleri bulunmaktadır. Mikrobiyotanın vücudumuzdaki birçok düzen ile bağlantılı olduğunu düşündüğümüzde, mikrobiyotadaki bakterilerin dengesi büyük önem taşımaktadır. Bu durumun önemini anlamak için modern tıbbın kurucusu Hipokrat’ın ”Kötü sindirim hastalıkların anasıdır” ve ”Ölüm bağırsaklarda oturur” cümlelerini hatırlamakta fayda vardır. Peki bağırsak florası dengesini düzenleyen ve bozan etkenler nelerdir? İşte cevapları…

 Bağırsak florasını etkileyen faktörler nelerdir?

 Bağırsak florasını etkileyen faktörleri şu şekilde sıralamamız mümkündür:

  • Araştırmalar bebeklerde anne sütünün bağırsak florası çeşitliliği ve dengesinin sağlanmasında büyük bir etmen olduğunu göstermektedir.
  • Gluten ve lektin içerikli tahıllar bağırsak florasını kötü yönde etkilemektedir.
  • Temiz olmak iyidir fakat sürekli olarak aşırı kimyasallar ile evi temizlemek, yoğun bir şekilde antibakteriyel sabun kullanmak daha az mikroorganizma ile karşılaşmak demektir. Bu durum da çeşitli olmayan bir bağırsak florası anlamını taşır.
  • Ağrı kesiciler vücuttaki enfeksiyonlar ile mücadele eden maddeleri baskılayarak çalışır. Bu yüzden bilinçsiz bir şekilde ağrı kesici kullanmak florayı bozar.
  • Sigara ve alkolün birçok zararı olduğu gibi bağırsak florasını da olumsuz yönde etkiler.
  • Az uyumak kortizol seviyelerini arttıracaktır. Artan kortizol seviyesi ise bağırsak florası tahribatına neden olacaktır.
  • Yaş fark etmeksizin bilinçsiz ve sürekli antibiyotik ilaç kullanımı bağırsak florasındaki zararlı bakterileri öldürürken dost bakterilerin de ölmesine neden olmaktadır. Buna en güzel örnek antibiyotik ilaç kullanımı sonucunda oluşan ishaldir. Antibiyotik ilaç kullanımı direkt ishali oluşturmamaktadır. Aslında bu, bozulan bağırsak florasının bir tepkisidir.
  • Gluten, früktoz şurubu ve endüstriyel yağların yer aldığı işlenmiş gıdaları tüketmek bağırsak florası sağlığını bozmaktadır.
  • Yenilen etin antibiyotik ilaç kullanılmamış, serbest dolaşan ve doğal otlarla beslenmiş hayvan olduğundan emin olunmalıdır.
  • Şeker kötü bakterilerin besin kaynağıdır. Bu yüzden şeker yemek kısır bir döngünün başlangıcıdır. Bağırsakta hangi tarz bakteriler beslenirse o bakteriler o tür yiyecekleri, gıdaları arzu edecektir.
  • Düzenli olarak egzersiz yapmak vitamin ve mineral ihtiyacını açığa çıkartarak besinlerin daha etkin bir şekilde alınmasını sağlayacaktır. Bununla birlikte bağırsak aktivitelerini arttırarak bağırsak florasına faydalı olacaktır.
  • Prebiyotik açısından zengin beslenmemek bağırsak florası dengesini olumsuz etkileyebilir. Çünkü prebiyotikler vücutta sindirilmemiş olan bir lif türüdür ve dost bakterilerin aktivitesini ve büyümesini sağlar. Beslenme düzeninde prebiyotik eksikliği dost bakterilerin kaderi için kötü olabilir.
  • Yeterli bir şekilde sebze ve meyve tüketmek oldukça önemlidir. Çünkü sindirilemeyen lifler iyi bakterilerin fermantasyonu için oldukça önemlidir. Bununla birlikte ne kadar çeşitli meyve ve sebze yenirse flora da o kadar çeşitli olur.
  • Turşu ve yoğurt gibi dost bakteriler olan probiyotikler açısından zengin beslenmek bağırsak florasını olumlu yönde etkilemektedir.
  • Veya doktor önerisiyle probiyotik takviyeleri kullanılabilir. Probiyotikler, ısı, sıcaklık, basınç gibi fizyolojik faktörlerden çok çabuk etkilenen hassas mikroorganizmalardır. Dolayısıyla, bir ürünün içeriğinde bulunan probiyotik çeşidi kadar bağırsağa ulaşabilen canlı bakteri sayısının da önemi vardır. Bu nedenle, seçilecek probiyotik ürününün üretim teknolojisi ve kaplama metodu, dikkat edilmesi gereken en önemli noktadır. Aksi takdirde, probiyotikler mide asidinden hasar almadan geçemez, bağırsağa ulaşamaz ve yeterli derecede etki gösteremezler.
PAYLAŞ

NBL ÜRÜNLERİ